18 Haziran 2014 Çarşamba

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması


 - ANKARA
18 Haziran 2014, Çarşamba  15:45
Dışişleri Bakanlığı, El-Nusra Cephesi'nin Birleşmiş Milletler (BM) 1267 Yaptırımlar Listesinde Listelenmesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Yasası çerçevesinde mevzuata aktarılması sürecine ilişkin açıklama yaptı. Basında Bakanlar Kurulu kararıyla, El Nusra ve bağlı örgütler terör listesinden çıkarıldığına dair haberler yer almıştı.
Bakanlık, konuyla ilgili, "El-Nusra Cephesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi El-Kaide ve bağlantılı kişi, kuruluş ve örgütleri listeleyen Yaptırımlar Komitesi tarafından, ilk defa 30 Mayıs 2013 tarihinde, Irak El-Kaidesi (Al-Qaida in Iraq) çatı örgütü altında, örgütün kullandığı diğer isimler bölümünde 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front, Al-Nusrah Front for the People of the Levant' olarak listeye dâhil edilmiştir." bilgisini verdi.
ÖRGÜTÜN KULLANDIĞI DİĞER İSİMLER
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan söz konusu kararın, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun çerçevesinde, 30 Eylül 2013 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla mevzuata aktarıldığına işaret eden açıklamada,
"Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı, 10 Ekim 2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu tarih itibariyle El-Nusra Cephesi, tasarrufunda bulunan Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulması kararlaştırılan kişi, kuruluş ve örgütler listesine dâhil edilmiştir.
BMGK Yaptırımlar Komitesi, 14 Mayıs 2014'te aldığı kararla, El-Nusra Cephesi'ni Yaptırımlar Listesi'nde bulunduğu Irak El-Kaidesi bölümünden çıkararak, bağımsız bir örgüt olarak 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelemiştir. Örgütün kullandığı diğer isimler arasında 'the Victory Front Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, Al-Nusra Front' yer almaktadır.
BMGK Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan güncelleme doğrultusunda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi mevzuatımız kapsamında 21 Mayıs 2014 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla, El-Nusra, Irak El-Kaidesi'nden bağımsız bir örgüt olarak bu kez 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelenmiştir. Sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı 3 Haziran 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak, yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, El-Nusra Cephesi mevzuatımız kapsamında bağımsız bir örgüt olarak listelenmiş durumdadır." denildi.
"SÖZ KONUSU GÜNCELLEMENİN MEVZUATIMIZA AKTARILMASINDAN İBARETTİR"
BMGK Yaptırımlar Komitesi'nin, son olarak, 2 Haziran 2014 tarihinde aldığı kararla, Irak El-Kaidesi altında yer alan kullanılan diğer isimler bölümünden 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front' isimlerininin silindiğini kaydeden açıklama, "Bakanlar Kurulu tarafından 16 Haziran 2014 tarihinde alınan karar da esasen, Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan söz konusu güncellemenin mevzuatımıza aktarılmasından ibarettir." cümlesiyle sona erdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması


 - ANKARA
18 Haziran 2014, Çarşamba  15:45
Dışişleri Bakanlığı, El-Nusra Cephesi'nin Birleşmiş Milletler (BM) 1267 Yaptırımlar Listesinde Listelenmesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Yasası çerçevesinde mevzuata aktarılması sürecine ilişkin açıklama yaptı. Basında Bakanlar Kurulu kararıyla, El Nusra ve bağlı örgütler terör listesinden çıkarıldığına dair haberler yer almıştı.
Bakanlık, konuyla ilgili, "El-Nusra Cephesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi El-Kaide ve bağlantılı kişi, kuruluş ve örgütleri listeleyen Yaptırımlar Komitesi tarafından, ilk defa 30 Mayıs 2013 tarihinde, Irak El-Kaidesi (Al-Qaida in Iraq) çatı örgütü altında, örgütün kullandığı diğer isimler bölümünde 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front, Al-Nusrah Front for the People of the Levant' olarak listeye dâhil edilmiştir." bilgisini verdi.
ÖRGÜTÜN KULLANDIĞI DİĞER İSİMLER
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan söz konusu kararın, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun çerçevesinde, 30 Eylül 2013 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla mevzuata aktarıldığına işaret eden açıklamada,
"Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı, 10 Ekim 2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu tarih itibariyle El-Nusra Cephesi, tasarrufunda bulunan Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulması kararlaştırılan kişi, kuruluş ve örgütler listesine dâhil edilmiştir.
BMGK Yaptırımlar Komitesi, 14 Mayıs 2014'te aldığı kararla, El-Nusra Cephesi'ni Yaptırımlar Listesi'nde bulunduğu Irak El-Kaidesi bölümünden çıkararak, bağımsız bir örgüt olarak 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelemiştir. Örgütün kullandığı diğer isimler arasında 'the Victory Front Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, Al-Nusra Front' yer almaktadır.
BMGK Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan güncelleme doğrultusunda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi mevzuatımız kapsamında 21 Mayıs 2014 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla, El-Nusra, Irak El-Kaidesi'nden bağımsız bir örgüt olarak bu kez 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelenmiştir. Sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı 3 Haziran 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak, yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, El-Nusra Cephesi mevzuatımız kapsamında bağımsız bir örgüt olarak listelenmiş durumdadır." denildi.
"SÖZ KONUSU GÜNCELLEMENİN MEVZUATIMIZA AKTARILMASINDAN İBARETTİR"
BMGK Yaptırımlar Komitesi'nin, son olarak, 2 Haziran 2014 tarihinde aldığı kararla, Irak El-Kaidesi altında yer alan kullanılan diğer isimler bölümünden 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front' isimlerininin silindiğini kaydeden açıklama, "Bakanlar Kurulu tarafından 16 Haziran 2014 tarihinde alınan karar da esasen, Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan söz konusu güncellemenin mevzuatımıza aktarılmasından ibarettir." cümlesiyle sona erdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması

Dışişleri Bakanlığı'ndan El-Nusra açıklaması


 - ANKARA
18 Haziran 2014, Çarşamba  15:45
Dışişleri Bakanlığı, El-Nusra Cephesi'nin Birleşmiş Milletler (BM) 1267 Yaptırımlar Listesinde Listelenmesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Yasası çerçevesinde mevzuata aktarılması sürecine ilişkin açıklama yaptı. Basında Bakanlar Kurulu kararıyla, El Nusra ve bağlı örgütler terör listesinden çıkarıldığına dair haberler yer almıştı.
Bakanlık, konuyla ilgili, "El-Nusra Cephesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi El-Kaide ve bağlantılı kişi, kuruluş ve örgütleri listeleyen Yaptırımlar Komitesi tarafından, ilk defa 30 Mayıs 2013 tarihinde, Irak El-Kaidesi (Al-Qaida in Iraq) çatı örgütü altında, örgütün kullandığı diğer isimler bölümünde 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front, Al-Nusrah Front for the People of the Levant' olarak listeye dâhil edilmiştir." bilgisini verdi.
ÖRGÜTÜN KULLANDIĞI DİĞER İSİMLER
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından alınan söz konusu kararın, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun çerçevesinde, 30 Eylül 2013 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla mevzuata aktarıldığına işaret eden açıklamada,
"Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı, 10 Ekim 2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu tarih itibariyle El-Nusra Cephesi, tasarrufunda bulunan Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulması kararlaştırılan kişi, kuruluş ve örgütler listesine dâhil edilmiştir.
BMGK Yaptırımlar Komitesi, 14 Mayıs 2014'te aldığı kararla, El-Nusra Cephesi'ni Yaptırımlar Listesi'nde bulunduğu Irak El-Kaidesi bölümünden çıkararak, bağımsız bir örgüt olarak 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelemiştir. Örgütün kullandığı diğer isimler arasında 'the Victory Front Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, Al-Nusra Front' yer almaktadır.
BMGK Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan güncelleme doğrultusunda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi mevzuatımız kapsamında 21 Mayıs 2014 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla, El-Nusra, Irak El-Kaidesi'nden bağımsız bir örgüt olarak bu kez 'Al-Nusrah Front for the People of the Levant' ismiyle listelenmiştir. Sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı 3 Haziran 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak, yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, El-Nusra Cephesi mevzuatımız kapsamında bağımsız bir örgüt olarak listelenmiş durumdadır." denildi.
"SÖZ KONUSU GÜNCELLEMENİN MEVZUATIMIZA AKTARILMASINDAN İBARETTİR"
BMGK Yaptırımlar Komitesi'nin, son olarak, 2 Haziran 2014 tarihinde aldığı kararla, Irak El-Kaidesi altında yer alan kullanılan diğer isimler bölümünden 'Jabhat al Nusrah, Jabhet al-Nusra, Al-Nusrah Front, The Victory Front' isimlerininin silindiğini kaydeden açıklama, "Bakanlar Kurulu tarafından 16 Haziran 2014 tarihinde alınan karar da esasen, Yaptırımlar Komitesi tarafından yapılan söz konusu güncellemenin mevzuatımıza aktarılmasından ibarettir." cümlesiyle sona erdi.

Apple, yeni ürünü ile rakiplerine meydan okudu

Apple, yeni ürünü ile rakiplerine meydan okudu


18 Haziran 2014, Çarşamba
Apple bugün Amerika'da 2.999 TL’den başlayan fiyatlarla satılacak yeni 21.5 inç iMac’i duyurdu. Yeni üründe ultra incelikten taviz vermeyen şirket, rakiplerine de meydan okuyor.
Yeni 21.5 inç iMac, Turbo Boost'la hızı 2.7 GHz'e kadar çıkabilen bir 1.4 GHz çift çekirdekli Intel Core i5 işlemciye, Intel HD 5000 grafiklere, 8 GB belleğe ve 500 GB sabit diske sahip.  Yüksek performanslı çevre birimleri desteği için tüm iMac modellerinde yeni nesil 802.11ac Wi-Fi, iki Thunderbolt kapısı ve dört USB 3.0 kapısı bulunuyor. iLife ve iWork her yeni Mac'le birlikte ücretsiz olarak geliyor. iLife; iMovie ile favori videolarınızı düzenlemenizi, GarageBand ile yeni müzikler oluşturmanızı veya piyano ya da gitar öğrenmenizi, iPhoto ile en iyi çekimlerinizi düzenlemenizi ve paylaşmanızı sağlıyor. iWork üretkenlik uygulamaları Pages, Numbers ve Keynote muhteşem belgeler, hesap tabloları ve sunumlar oluşturmayı, düzenlemeyi ve paylaşmayı kolaylaştırır. iCloud için iWork beta ile iPhone veya iPad'de bir belge oluşturabilir, bu belgeyi Mac'inizde düzenleyebilir ve PC kullanan arkadaşlarınızla bile işbirliği yapabilirsiniz.
Her Mac dünyanın en gelişmiş işletim sistemi olan OS X ile gelir. OS X her Mac'te yerleşik olarak bulunan güçlü teknolojilerden sonuna kadar yararlanırken kolay kullanılacak şekilde tasarlandı. OS X Yosemite’nin son sürümü bu sonbahar Mac App Store’dan ücretsiz olarak edinilebilecek.
Fiyat ve Bulunabilirlik
21.5 inç iMac, bugünden itibaren Apple Online Store’da, Apple Store’larda ve belirli Apple yetkili satıcılarında satışa sunulacak. 2.999 TL’den başlayan fiyatlarla (KDV hariç 2.455,58 TL) sunulan yeni iMac, hızı Turbo Boost’la 2.7 GHz’e ulaşan 1.4 GHz işlemciye, 8 GB belleğe ve 500 GB sabit diske sahip. Siparişe göre yapılandırma seçenekleri arasında 1 TB sabit disk, 1 TB Fusion Drive ve 256 GB’a kadar flash depolama bulunuyor. Ek teknik özellikleri, siparişe göre yapılandırma seçenekleri ve aksesuarlar www.apple.com/imac adresinde bulunabilir.
Apple dünyanın en iyi kişisel bilgisayarları olan Mac'leri ve OS X, iLife, iWork ve profesyonel yazılımları tasarlar.  Apple, iPod'ları ve iTunes çevrimiçi mağazasıyla dijital müzik devriminin lideridir.  Apple çığır açan iPhone ve App Store ile cep telefonunu yeniden icat etmiştir ve iPad ile mobil ortam ve bilgi işlem cihazlarının geleceğini tanımlamaktadır.

evren ve şahin kayaya mühebbet hapis cezası

Evren ve Şahinkaya'ya müebbet hapis cezası


18 Haziran 2014, Çarşamba
Ankara 10. ağır Ceza Mahkemesi, 12 Eylül davasında tarihi kararını açıkladı. Mahkeme, sanıklar eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'yı 765 sayılı TCK'nın 146. maddesi uyarınca "Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan mene cebren teşebbüs etmek" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Evren ve Şahinkaya'nın rütbeleri de sökülecek.
Mahkemede, Ankara GATA'da bulunan Kenan Evren ile İstanbul GATA'da bulunan Tahsin Şahinkaya'ya sesli ve görüntülü sistemle bağlanıldı. Evren ve Şahinkaya, yataklarında yastık desteğiyle, yarı yatar vaziyette duruşmayı takip etti. Duruşma salonunda bu celsede, çevik kuvvet polislerinin bulunmasına müdahiller ve avukatları tepki gösterdi. Tepkilerin artması üzerine Mahkeme Başkanı Oktay Saday, çevik kuvvet mensuplarını dışarı çıkardı. Duruşma salonundakiler, bu kararı alkışladı.
Savcı mütalaasında Maraş, Fatsa olayları ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 12 Eylül davasına zemin hazırladığını, toplumsal kaos yaratılarak, ülkenin yönetilemez hale getirildiğini, derin bir yapının olayları kurguladığı ve sanıklar Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya'nın darbe yapmaya 1 yıl önceden karar verdikleri savundu. Savcı, darbenin halka meşru gösterilmesi için de, terör olaylarının bilerek üzerine gidilmediğine mütalaasında yer verdi.
RÜTBELERİ SÖKÜLECEK
Mahkeme, 12 Eylül davasında Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'yı, 765 Sayılı TCK'nın "Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 12 Eylül davasında sanıklar hakkında takdir indirim uygulayarak ağırlaştırılmış müebbet cezasını, müebbet cezasına çevirdi. Karar gereğince; Evren ve Şahinkaya'nın rütbeleri de sökülecek ve orgenerallikten erliğe düşürülecek.
CEZA HAFİFLETİLDİ
Mahkeme, bugünkü duruşmada Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 765 sayılı TCK'nın "Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme heyeti, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulayarak ağırlaştırılmış müebbet cezasını, müebbet cezasına çevirdi.
SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİŞTİ
12 Eylül davasıyla ilgili olarak esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, Evren ve Şahinkaya'nın, TCK'nın "Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan mene cebren teşebbüs edenler, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına çarptırılır" hükmünü içeren 146. maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi.
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, esas hakkındaki görüşünü açıklayan Savcı, sanıkların, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 146. maddesi uyarınca cezalandırılmalarını talep etti. Ankara GATA'daki Evren ile İstanbul GATA'daki Şahinkaya, savcının görüşünü duruşma salonu ile bulundukları yerler arasında kurulan sesli ve görüntülü sistem üzerinden izledi. Savcı sanıkların, 2 Ocak 1980'de Cumhurbaşkanı Korutürk'e verdikleri uyarı mektubuyla başlayan suçu, 12 Eylül 1980 ve devamında da işlediklerine işarete dilen görüşte, haklarında 765 sayılı TCK'nın 80. maddesindeki "zincirleme suç" hükümleriyle aynı kanunun 146/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi.
DAHA ÖNCE DE MÜEBBET İSTENMİŞTİ
Dava 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldüğü sırada, 2013 yılının Ekim ayında, Savcı Selçuk Kocaman, verdiği mütalaasında sanıklar için müebbet hapis cezası ve rütbelerinin sökülmesini istemişti.

MÜTALAADAN

Emekli Orgeneral Kenan Evren ile emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya' hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının istendiği mütalaada, Anayasa ve Anayasal düzen ortadan kaldırılarak, kişi hak ve özgürlüklerin tamamen Milli Güvenlik Konseyinin inisiyatifine terk edildiği, başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler açısından hiçbir güvencenin kalmadığı vurgulandı. 
12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın duruşması bugün yapıldı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, sanıkların avukatı Bülent Hayri Acar, müdahilliğine karar verilen bazı gerçek ve tüzel kişiler katıldı. Sanıklar Evren ve Şahinkaya, duruşmaya telekonferans yöntemi ile katıldı. 
Duruşmanın başında salonda müdahiller ile izleyicilerin arasında bir sıra boyunca oturtulan çevik kuvvet mensupları gerginliğe neden oldu. Mahkeme Başkanı,duruşma salonunda bulunanları, "Laf atanı dışarı atarım, bağıranı müdahale edeni hemen dışarı çıkaracağız sesiz sakin bir duruşma olsun istiyorum, kimsenin sözüne müdahale edilmeyecek aksi halde duruşmayı yürütemeyiz" dedi. Bunun üzerine salonda bulunan izleyiciler itiraz ederek, "Çevik kuvvet ne olacak, darbecilerin yanında mısınız? Biz bunları 12 Eylülde çok gördük" dedi. Söz alan Avukat Kazım Genç mahkeme başkanına "Ağzını açanı dışarı atarım ne demek? Ben avukatım elbette ağzımı açacağım" dedi. Avukatlarında duruşma salonunda çevik kuvvet mensuplarının silahlı bir şekilde bulunmasına itiraz etmesi üzerine, salonda bulunan polisler çıkarıldı. İzleyicilerin polislerin salondan çıkarılmasını alkışlaması üzerine Mahkeme başkanı, bu kez "Alkış istemiyorum" diye uyardı.  
-ANAYASAL DÜZENİ ORTADAN KALDIRMIŞLARDIR- 
Belgelerin okunması ve itirazların alınmasının ardından Savcı Erdinç Hakan Özdabakoğlu, esas hakkındaki görüşünü açıkladı. 18 sayfalık mütalaada savcı Özdabakoğlu, sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırdığını belirterek, o tarihte yürürlükte bulunan 1961 Anayasasına atıfta bulunarak, sanıkların millete ait olan egemenlik yetkisini, Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olan yasama yetkisini ve Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait olan yürütme görevini, silahlı güç kullanılarak ele geçirdiklerini anlattı. Sanıkların ülke yönetimini ele geçirdikten sonra çıkardıkları 12 Aralık 1980 tarihli ve 2356 Sayılı Milli Güvenlik Konseyi Hakkındaki Kanunun 1. maddesindeki "Milli Güvenlik Konseyi; Devlet ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, üyeleri; Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan teşekkül eder." şeklindeki düzenleme ile Milli Güvenlik Konseyini oluşturduklarının belirtildiği mütalaada, Anayasada yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Cumhuriyet Senatosuna ve Cumhurbaşkanına ait yetkilere cebren el konulduğu ifade edildi. 
-TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN GÜVENCESİ KALMADI- 
Milli Güvenlik konseyinin bildiri ve kararlarında yer alan ve yer alacak olan hükümlerle 12 Eylül 1980 tarihinden sonra çıkarılan ve çıkarılacak olan Bakanlar Kurulu Kararnamelerinin ve üçlü kararnamelerin yürütülmesinin durdurulması ve iptali isteminin ileri sürülemeyeceğine ilişkin düzenlemeler yapıldığını kaydedildiği mütalaada, "Bu düzenlemelerle, Anayasa ve Anayasal düzen ortadan kaldırılarak, kişi hak ve özgürlükleri tamamen Milli Güvenlik Konseyinin insiyatifine terk edilmiştir. Başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler açısından hiçbir güvence kalmamıştır" denildi. 
Sanıklar 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirmiş oldukları askeri darbeden sonra yönetimleri boyunca, demokratik kurumların kurulmasına ve faaliyet göstermesine engel olduklarının kaydedildiği mütalaada, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı oluşturuluncaya kadar 6 Aralık 1983 tarihine kadar suçları işlemeye devam ettikleri vurgulandı. Sanıklar 27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı aracılığıyla hükümetteki siyasi partilerle diğer tüm siyesi parti liderlerine TSK İç Hizmet Kanununu hatırlatarak muhtıra niteliğinde uyarı mektubu verdiklerinin anımsatıldığı mütalaada, şöyle denildi: 
"Verilen muhtıra doğrudan siyasi parti mensuplarına verilmiştir. Ancak dolaylı olarak Cumhurbaşkanına verilmiş muhtıra olarak kabul etmek gerekir. Demokratik sistemin başı olan Cumhurbaşkanın altındaki Başbakana verilmiş muhtıra aynı zamanda Cumhurbaşkanına verilmiş bir muhtıradır. Çünkü askeri darbe yapıldığında Cumhurbaşkanının görevde kalma garantisi yoktur. Anayasal demokratik sistem içerisinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bağlı olduğu Başbakanın da içerisinde bulunduğu, siyasi parti liderlerine göndermiş olduğu mektupta kullandığı, "Türk Silahlı Kuvvetleri;... uzlaşmaz tutumlarını sürdüren siyasi partileri uyarmaya karar vermiştir." şeklinde, üstelikte mektubun devamında Cumhuriyet Tarihimiz boyunca askeri darbe gerekçesi olarak kullanılan İç Hizmet Kanununu da hatırlatarak uyarması demokratik rejim açısından kabul edilemez bir tehdit ve suçtur. Askeri darbeye teşebbüs suçu ancak bu şekilde işlenebilir. Aksi halde Silahlı Kuvvetleri elinde bulunan silahlarla harekete geçtikten sonra engelleme imkanı yoktur." 
-MUHTIRA TEHDİT NİTELİĞİNDEDİR- 
Sanıkların vermiş oldukları muhtıra ile ayrıca Anayasayı ortadan kaldırmaya ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu işlediklerinin altının çizildiği mütalaada, eylemin Sayılı TCK'nun 146.maddesinin ihlali niteliğinde olduğu vurgulanarak, "Madde de "cebren" denilmiştir. Buradaki cebir unsurunu mutlaka maddi cebir olarak anlamamak gerekmektedir. Cebir hem maddi hem manevi olabilir. Elinde, devlet içerisinde başka bir kurumca karşı konulamayacak bir güç bulunan Silahlı Kuvvetlerin, Anayasal demokratik sistem içerisinde hiyerarşik olarak bağlı olduğu, Başbakan ve tüm siyasi partileri doğrudan, bunların temsil edildiği TBMM ile Cumhurbaşkanını dolaylı olarak, üstelik Türkiye Cumhuriyet tarihi içerisinde darbe gerekçesi olarak kullanılan TSK İç Hizmet Kanununun 35. maddesini ima ederek uyarı mektubu göndermesi, tehdit niteliğindedir" denildi. Bu tehdidin manevi cebir niteliğinde olduğunun ifade edildiği mütalaada, "Uyarı mektubuyla 146. madde ihlal edilmiştir. Ancak sanıklar 2 Ocak 1980 tarihindeki suçu, 12 Eylül 1980 tarihi ve devamında işlemiş oldukları Anayasayı ihlal (askeri darbe) suçunun icrası kapsamında işlediklerinden haklarında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 80. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanarak, Sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihi itibarıyla lehlerine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 146/1,80,31 ve 33 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalı" denildi. Sanıklar hakkında verilen adli kontrol kararının devamının istendiği mütalaada, sanıklar hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 30. maddesi gereğince işlem yapılmasına, Yurt-Kor isimli belgenin mahkemeye gönderilmeyip imhasını sağlayan görevli subay Abdullah Recep hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi.

ekmeleddin ihsanoğlu cumhurbaşkanı adayı chp-mhp

Ekmeleddin İhsanoğlu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Ekmeleddin İhsanoğlu
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri
Görev süresi
31 Aralık 2004 – 31 Ocak 2014
Yerine geldiğiAbdulvahed Belkeziz
Yerine gelenİyad Madani
Kişi bilgileri
Doğum26 Aralık 1943 (70 yaşında)
KahireMısır Krallığı
MilliyetiTürk
PartisiBağımsız
EşiFüsun İhsanoğlu
ÇocuklarıÜç
Bitirdiği okulAyn Şems Üniversitesi
Ankara Üniversitesi
MesleğiBilim insanı • Diplomat
Diniİslam
Ekmeleddin İhsanoğlu (d. 26 Aralık 1943, Kahire), Türk bilim tarihi profesörü, akademisyendiplomat ve yazardır.[1]
2004 ve 2014 yılları arasında, Birleşmiş Milletler'den sonra ikinci büyük uluslararası örgüt olan İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreteri olarak görev yapmıştır.
16 Haziran 2014'te Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi arasındaki, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday belirleme görüşmeleri çerçevesinde CHP ve MHP tarafından "çatı aday" olarak gösterildi. [2]

Yaşamı

1943 yılında Kahire'de doğdu. İhsanoğlu, Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi'nden mezun olduktan sonra El-Ezher Üniversitesi'nde akademik hayata başladı. Türk kültürünü küçük yaşta aile çevresinde tanıyan İhsanoğlu, Kahire Milli Kütüphanesi'nde ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Osmanlı kültürü ve edebiyatı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları yaptı.
1974'te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere'de Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yaptı. İslâm ve Batı kültürüyle yakından teması olan İhsanoğlu, 1984'te profesör oldu.
İhsanoğlu, 24 yıl boyunca İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin genel direktörlüğünün yürüttü. Bu görevinin yanı sıra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu'nun başkanlığını ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.
1 Ocak 2005'te devraldığı İKÖ genel sekreterliğini 2014 yılında İyad bin Emin Madani'ye devretmiştir. Örgütün, seçimle göreve gelen ilk genel sekreteri ve ilk Türk genel sekreteri olma özelliklerini taşır. [3]
10 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise 24 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak cumhurbaşkanı seçimindeCumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı için çatı adayı olarak açıklanmıştır. [2]
Evli ve üç çocuk babası olan İhsanoğlu, iyi derecede İngilizce ve Arapça dillerinin yanı sıra orta düzeyde Fransızca ve Farsça bilmektedir. [1] Bazı kaynaklarda ise bu dört dili akıcı olarak konuştuğu belirtilmiştir. [4]

Ödülleri

UNESCO ve Harvard Üniversitesi'ndeki görevlerinin yanı sıra millî ve uluslararası birçok bilim kurumunun üyesi olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödül aldı. Türkiye Devlet Üstün Hizmet Madalyası (2000), Ürdün Birinci Derece İstiklal Madalyası, İKÖ Şeref ve Liyakat Sertifikası ile Mısır Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi.
2008’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi tarafından Koyre Madalyasına layık bulundu[5]. 2009 yılında Mısır Cumhuriyeti Sanat ve Kültür Nişanını, Malezya'da en üst sivil unvan olan Tansri unvanını[6] ve 2010 yılında "İslamofobiye karşı verdiği mücadele ve Keşmir konusundaki çabaları" nedeniyle Pakistan'da en yüksek unvan olan Hilal-i Pakistan unvanını aldı[7]22 Kasım 2013'de KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin İİT'deki durumunun yüceltilmesi, gerekse İİT üyeleriyle ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda verdiğini hizmetler nedeniyle kendisine KKTC Devlet Nişanı verildi. İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir. [8]

Adına verilen ödüller

İhsanoğlu Altın Madalyası

Üyesi olduğu ve 2001-2005 arasında başkanlığını yaptığı Uluslararası Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurumu (ICHSTM), 2007 yılı sonunda aldığı bir kararla, dört yılda bir bilim tarihi ve felsefesi alanlarında yapılacak doktora tezleri arasında yapılacak değerlendirme sonucu seçilen bir eseri bir “Uluslararası İhsanoğlu Altın Madalyası” adı altında ödüllendirmeye karar vermiştir.[9]
Madalya, 2009 yılında Budapeşte’de 23. Uluslararası Bilim Tarihi ve Teknoloji Kongresi sonunda Astronomi Tarihi tezi nedeniyle Dr. Jose Bellver Martinez’e;[10]; 2013 yılında İngiltere’nin Manchester kentinde 24. Uluslararası Bilim Tarihi ve Teknoloji Kongresi sonunda düzenlenen törenle İslam bilimi tarihinde astronomi üzerine yaptığı çalışma nedeniyle Marc Oliveras Busquets’a takdim edildi.[11]

Milletlerarası Dokuzuncu Hat Yarışması

İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından 1986'dan bu yana her yıl farklı bir hat üstadın adına düzenlenen Milletlerarası Hat Yarışması'nın dokuzuncusu, hat sanatını canlandırma ve geliştirme yönünde sağladığı kalıcı üstün katkıları nedeniyle Ekmeleddin İhsanoğlu adına düzenlenmiştir.[12]

hdp cumhurbaşkanı adayını arıyor

HDP 'adayımız ol' dedi, Türmen cevap verdi


18 Haziran 2014, Çarşamba
CHP'nin, MHP ile birlikte Eklemeddin İslamoğlu'nu Cumhurbaşkanlığı için aday göstermesinin ardından gözler BDP-HDP'ye çevrilmişti. BDP-HDP kurmayları ise, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen'e adaylık teklifi götürdü. Türmen ise, "Onur duydum" dedi fakat siyasete CHP içinde devam etmek istediğini açıkladı.
Türmen yaptığı açıklamada, "HDP tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak düşünülen isimlerden biri olmaktan onur duydum" dedi. 
Konuyla ilgili olarak  bugün basında bu yönde haberler çıktığını ifade eden Türmen şöyle dedi: 
"Siyasete insan hakları, çoğulcu demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik mücadelesini vermek amacıyla CHP içinde başladım. Bu değerleri Cumhuriyet Halk Partisi'nde egemen kılmak ve sosyal demokrasi temellerini sağlamlaştırmak yolundaki çabalarıma CHP içinde devam edeceğim." (ANKA)